Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

8 Ağustos 2012 Çarşamba

65


Param var ve garip bir insanım. Dışarıdan bakıldığında adamın verdiği mesaj aynen buydu. Spor salonlarında zaman geçirdiği kollarının ve göğüslerinin kalınlığından belliydi. Şişirdiği yetmiyormuş gibi kollarına dövmelerde yaptırmıştı. Kıllı kollarının arasında dövmeler çok belli olmuyordu da. Dövme yapılırken kıllar kesildiğine göre dövme yaptıralı da çok olmuştu. Tüm bunlar yetmezmiş gibi dövmeli kolunda bir iguna, kertenkele gibi bir şey vardı. Silik yeşil uzun kuyruklu bir mahlukat.

Yiyor, yiyor ama yapamıyor; diye doktora yakınıyordu. Elinde bir ilaç şişesi gelmişti ve sesinde bir agresiflik olmasa da, benim tersim pistir, bir havası vardı. İlaca devam, deyip postaladılar. Yanında yancısı varmış, o an fark ettim, “Tedaviye ayakta mı devam edilecekmiş abi?” dedi, biz güldük. Şakasına gülünmesi çok hoşuna gitsede dönüp bakmadı yancı.

64


Suratsızdı. Telefonla bir arkadaşına pezevenklik yapıp bir yandan salatasını yiyordu, bize selam vermedi, biz de ona selam vermedik. İstemsiz şekilde aynı masayı paylaşıyorduk. Sonra ortak arkadaş sebebiyle biraz konuştuk. Biraz işlerinden yakındı, sonra bir şeyler daha anlattı ama anımsamıyorum. Çok net, sevimsizdi.

Kalktık, yürürken bir anda yanımızdan uzaklaştı ve gitti. Birbirimize samimiyetsiz, soğuk veda cümelesi söyledik.

63


Hava sıcak ama çok değil. Güneş bulutların arkasında ama bir delik bulsa, insanların beynini delecek. Kimse dışarı çıkmamalı ama ben dışarıdayım. O amca da dışarıda. Elinde bir muhabbet kuşu kafesi, kafesin üstü bezden bir örtü ile örtülmüş. Bir hayvan var içinde ama belli değil. Uzaktan sincap falan olmalı dedik, sonra da yanına gidip sordum.

“Ne var amca kafeste?”
“Kedi, sokakta buldumi bacağı çıkmış, kurtuluşa barınağa götürüyorum”
“Kaldır örtüyü bir bakayım”

Tekir, küçücük bir kedi, suratından belli hiç tadı yok.

7 Ağustos 2012 Salı

62


Çok mutsuz ve memnuniyetsizdi. Yaşadığı yerden, saçlarından,  kıyafetlerinden, havadan, bulunduğu yarım küreden... Her şeyden memnuniyetsizdi. Bu memnuniyetsizliği onu ilk zamanlar farklı, biraz çekici ve biraz da seksi yapıyordu.

Ruhunu saran memnuniyetsizlik onu kararsızlaştırıyordu. Hiçbir şey istediği gibi değildi, hiçbir şey asla istediği gibi olmayacaktı, hiçbir şey asla istenilen gibi olmazdı. Bu gerçekleri biliyor muydu yoksa bildiği halde inatla direniyor muydu bilmiyorum. Tek bildiğim her geçen saniye çekiciliği azalıyordu.

Biraz daha şikayet etti, birkaç kez daha karar değiştirdi, biraz daha somurttu, birkaç soruya daha cevap vermedi ve sonra ufukta kayboldu.