Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Nisan 2012 Perşembe

19


Çaprazımda oturuyordu. Simsiyah saçlarımnın açık hali anca on on iki santim olmalıydı ama saçını sımsıkı arkaya bağlamıştı. Firar eden bazı teller kulaklarının arkasında özgürlüklerini kutluyorlardı.

Zayıftı, yüzü kendinden de zayıftı. Güldüğü zaman yanakları geriliyordu. Zaten çok gülmüyordu da.Esmer teni ve üst dudağının basık ve yaygın  olmasından yola çıkarak arap kökenli olduğunu düşündürüyor. Karşısındaki kız da onun gibi kısa saçı ve saçını onun gibi bağlamış. Siyah saçlarını sarıya boyattığı çok belli. İkisi de çok haraketsiz oturuyor. Sohbet ediyor, başka bir şeye ilgilenmiyorlar ama ona rağmen çok hareketsizler. İkisinide aklı başka bir yerdeymiş gibi.

Çaprazdan kesiyorum kızı. Çok beğendiğimi söyleyemem ama kesiyorum. Bir an bile bakışlarımız çakışmıyor. Sanki özellikle bakmıyor.

Hesabı bizden önce ama dükkan kapanmaya yüz tuttuğu zaman istiyorlar. Arkası bize dönük olan çakma sarışın hesabı ödüyor, o hiç “Hayır ben ödeyim” gibilerinden  bir çabaya girişmiyor.

Ve kalkıyorlar. Gece boyunca ilk kez kikirdemelerini duyuyorum. Masadakinden ziyade, yürürken daha samimiler. Siyah tayt üzerine krem rengi bol bir gömlek giydiğini o zaman fark ediyorum. Köşeyi dönüyor ve kayboluyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder