Çaprazımda
oturuyordu. Simsiyah saçlarımnın açık hali anca on on iki santim olmalıydı ama
saçını sımsıkı arkaya bağlamıştı. Firar eden bazı teller kulaklarının arkasında
özgürlüklerini kutluyorlardı.
Zayıftı, yüzü
kendinden de zayıftı. Güldüğü zaman yanakları geriliyordu. Zaten çok gülmüyordu
da.Esmer teni ve üst dudağının basık ve yaygın
olmasından yola çıkarak arap kökenli olduğunu düşündürüyor. Karşısındaki
kız da onun gibi kısa saçı ve saçını onun gibi bağlamış. Siyah saçlarını sarıya
boyattığı çok belli. İkisi de çok haraketsiz oturuyor. Sohbet ediyor, başka bir
şeye ilgilenmiyorlar ama ona rağmen çok hareketsizler. İkisinide aklı başka bir
yerdeymiş gibi.
Çaprazdan kesiyorum
kızı. Çok beğendiğimi söyleyemem ama kesiyorum. Bir an bile bakışlarımız
çakışmıyor. Sanki özellikle bakmıyor.
Hesabı bizden önce ama
dükkan kapanmaya yüz tuttuğu zaman istiyorlar. Arkası bize dönük olan çakma
sarışın hesabı ödüyor, o hiç “Hayır ben ödeyim” gibilerinden bir çabaya girişmiyor.
Ve kalkıyorlar.
Gece boyunca ilk kez kikirdemelerini duyuyorum. Masadakinden ziyade, yürürken
daha samimiler. Siyah tayt üzerine krem rengi bol bir gömlek giydiğini o zaman
fark ediyorum. Köşeyi dönüyor ve kayboluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder