İki kolunun da iç
kısmında arapça olması muhtemel bir şeyler yazıyordu. Kocaman bir kafası ve
büyükçe bir burnu vardı. Aslında saçlarını üçe vurdursalar ve palaroid bir
resmini çekseler erkek mi yoksa kadın mı kimse karar veremezdi.
Önleri uzun ense
tarafı küt saçları vardı. Beyaz gömleğinin içine beyaz atlet, onun da içine
siyah sütyen giymişti. Kalın kemikli ve göbekliydi. Gülerken biraz daha
sempatik oluyordu. Bir tezgahtar için son derece soğuktu. Muhtemelen bizim
gözlük alacağımızı düşünemişti ve patron dükkanda olmadığı için ilgili
gözükmesine gerek olmadını düşünüyordu. Fiyat aralıklarını söylerken içinden “Siktirin
gidin” dediğini duyar gibi olmuştum.
Sonra baktı ki
alıcıyız bize biraz daha insan gibi davrandı. Mehmet’in sohbet girişimlerini
karşılıksız bırakmadı ve orta koyulukta bir sohbet başladı. Tabi sıkıldım ben
ve çıktım, biraz sağa sola baktım, döndüğümde Mehmet, diğer elemanın
babaennesinin annesini sakimleştirmek için ilaç tavsiye ediyor, hepsi
gülüyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder