Üç sokağın
kesiştiği yerde elinde sigarası ile dikiliyordu. Başında gri bere, altında
taşlanmış kot pantolonu ile bakan herkesin anında ‘çakal’ diye yaftalaması
içten bile değildi. Kışın ilk ayazı herkesin öncelikle burunu donduruyor ve
kırmızılaştırıyordu. Birçok kişi baharlık montlarıyla bugünkü donma
tehlikelerini atlattıkları gibi vedalaşacaklardı.
Sokağın iki yanı
da güneş alıyordu. O ise gölgede üşümeye devam ediyor ama üşür gibi davranmayı
reddediyordu. Bakışları ise tehditkardı. Ya dövmek ya hakaret etmek ya da
tehdit etmek için birini bekliyor gibiydi. Bu kadar büyük bir öfkeyle uyanılmaz
bence, tahminim hiç uyumamıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder