Kabaca bir tabirle
çirkindi, o kadar çirkindi ki; karşısına hep kaba saba insanlar çıkmış gibiydi.
Kılığı kıyafeti bıyığe pespayeydi. Kel olduğu gerçeği ile yüzleşemeyecek kadar
keldi. Sabahın onunda, karşısında bir kızla, bir iş hanının avlusunda kağıt
oynuyor, neşe saçıyordu. Çevredeki tek neşeli insan oydu, demekki erken
kalkmaya alışkındı.
Karşısındaki kızın
burnu kocamandı. Her zayıf ve hatlarını sergileyen kız kadar güzeldi. Şakaları
ve çayları bitti, aynı anda kalktılar. Kız otururken göründüğünden daha küçük ve daha çirkin geldi bana. Birkaç
adım attılar, adam sigarasını ustaca yaktı ve uzaklaştılar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder