Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Ekim 2012 Çarşamba

73


Bir insanın saçı ne kadar dökülebilirse onun saçı tam o kadar döküktü.Bir kulağının üstünden başlayıp, enseyi dolanıp, diğer kukağının üstüne kadar uzanan ince, kısa ve seyrek kıl örtüsü. Dışarısı 40 derece ile o fırının başında çalışıyordu. Yüzü nemliydi ama terler birleşip bir damla oluşturup, aşağıya doğru akmıyordu.

İşini iyi yapan birini izlemek keyiflidir. Be kadar iyi yaptığını pideyi yiyince anlayacağım ama elinin alışık olduğu belliydi. Hamuru eliyle vura vura açıyor, içine bir avuç kıymayı alıp hamurun göbeğine atıyor, en son kıymayı yayıyordu.

Tahta kırmaya çalışan iki apaçi ergen irisine demir fırın küreğini verdi sonra o kürekle hamurları alacak sandım ama almadı. Demir kürek ile kömürleri düzenliyor olmalı.

Güleryüzlüydü. Güzel gülüyor, gülecek bir şeyler arıyor gibiydi. Şartları düşününce kesinlikle mutsuz olmalıydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder