Bir insanın saçı ne
kadar dökülebilirse onun saçı tam o kadar döküktü.Bir kulağının üstünden
başlayıp, enseyi dolanıp, diğer kukağının üstüne kadar uzanan ince, kısa ve
seyrek kıl örtüsü. Dışarısı 40 derece ile o fırının başında çalışıyordu. Yüzü
nemliydi ama terler birleşip bir damla oluşturup, aşağıya doğru akmıyordu.
İşini iyi yapan
birini izlemek keyiflidir. Be kadar iyi yaptığını pideyi yiyince anlayacağım
ama elinin alışık olduğu belliydi. Hamuru eliyle vura vura açıyor, içine bir
avuç kıymayı alıp hamurun göbeğine atıyor, en son kıymayı yayıyordu.
Tahta kırmaya
çalışan iki apaçi ergen irisine demir fırın küreğini verdi sonra o kürekle
hamurları alacak sandım ama almadı. Demir kürek ile kömürleri düzenliyor
olmalı.
Güleryüzlüydü.
Güzel gülüyor, gülecek bir şeyler arıyor gibiydi. Şartları düşününce kesinlikle
mutsuz olmalıydı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder