“Devlet memuruyum,
mesaim var, sıranızı alabilir miyim?”, dedi. Akıl alır gibi değil, dişçide sıra
istenir mi ya? Vermedim tabi. Ters ters bakamayıştık. Dişi ağrıyan o olsaydı
belki de sıra isteyecek yüzü bulamazdı ama dişi ağrıyan karısıydı. Ağrıdan mı
yoksa genel olarak mı bilmiyorum sessiz, ezik biri gibiydi. Adam ise kraldı ama
sadece karısının varsa çocuklarının da. Telefonu çalınca yavşan yavşak; abili,
efendiml konuşmalar yaptı. Dişçide işim tahminim kırk dakika kadar sürdü.
Çıktığımda yoklardı. Muhtemelen zavallı kadın tüm ağrısı ile evine geçmek
zorunda kalmıştı. Devlet memuru da Cumartesi öğleden sonraki işine gitmişti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder