Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
25 Aralık 2012 Salı
85
Kapıyı ürkekçe tıklatıp kafamı odadan içeri soktuğumda adamın suratından önce bilgisayar ekranındaki flash oyuna gözüm takıldı. Daha önce oynadığım ama beni çok sarmayan, özensiz bir bilardo oyunu açıktı. Sanki baskın yemiş gibi heyecanla oyunu kapattı ve yerine baktığı dişçi hanımın babaannesi öldüğü için burada olamadığından ve randevumun gelecek hafta aynı saate ertelendiğini iletişim derslerinde okutulacak kadar sorunlu iletişim örneğiymişcesine anlattı. Bilmiyorum, belki de başka bir şey anlattı ama ben bunu anladım.
"Geçici dolgum düştü ama" dediğimde çocuğun korktuğunu hissettim. Evet, içeri girdiğimde adam sandığımın aslında çocuk olduğunu yeni fark ediyordum. Dolguma baktı ve,
"Bir iki milimlik bir kalkma var ama biz kanalın kapalı olmasına özen gösteriyoruz" gibi bir şey söyledi. Sonra bir şeyler daha söyledi ama anlamadım kartvizite adımı yazmaya kalktı. Soyadımı yazmadı. Soyadımı yazmayan insanlardan nefret ediyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder