Pusetteki çocuk ayaklandığında evdeki kulak temizleme çöplerini sayıyordu Sercan. Çok az kişiye nasip olman bir şeyi çözmüştü Sercan. Hayatının anlamını. Saydığı zaman iyiydi, sakindi, hatta mutlumtraktı. Sayacak bir şey bulamadığı zaman ise tam anlamı ile mutsuz ve ruhsuzdu.
Her şeyi sayardı. Mesela geçen yıl tam 73 sela duymuştu, toplam 632 rekat namaz kılmıştı, karısı Seher'in ise 399 rekat namaz kıldığına şahit olmuştu. Bakkalına dün yirmi sekiz çocuk girmiştir. Son altı ayda sadece 5 kez kağıt 200tl almış ve hiçbirini bozamamıştı. Bu önemli tabi. Sercan bakkaldı ve dükkanının üstündeki dairede oturuyordu.
Dükkanındaki hangi maldan kaç tane kaldığını kafadan söyleyebilirdi ama nasıl daha çok mal satacağını kestiremezdi. Durumu Yağmur Adamla özdeşleşmiş bir spastiklik örneği de değildi. Herkes hayatta bir şeyler seçer, o saymayı seçmişti o kadar. Ne öyle yıldırım hızıyla sayardı ne de kafasından üç haneli sayıları çarpardı. O sadece sayardı.
Bilgisi az bir müslümandı. yaptığı her iyiliğe 5 puan verirdi, düşündüğü her iyiliğe 1, yaptığı her kötülüğe eski 1 puan verirdi. Hesaplamalarına göre şefahata rağmen cehennemlikti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder