Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Mayıs 2013 Pazartesi

2. pusette ayaklanan veledin annesi

Benzer mahallerde doğmuş, benzer okulları yarım bırakıp, benzer adamlarla çok da rızaları olmadığı halde bir kurtuluş olarak görüp evlenmiş ve mutsuzluk ile fakirliğin kaderleri olduğuna inanmış bir avuç kadınlardı. O kadar çok birbirlerine benziyorlardı ki; biri ötekinin yerine geçse çoğunun kocası fark edemezdi.

Kadınlardan bir tanesi kocasıyla sevişmelerinin başarsızılıklarından bahsederken bebeğinin bunları duymasını istemediği için pusetini dört beş metre ileriye park etmiş olması aslında kendisinden beklenmeyecek kadar düşünceli bir davranıştı. Aynı kadın bebeğini emzirirken küfürlerle beraber beddualar edebiliyordu. Bebeğini park ettikten sonra aynı kabilenin üyesi olduğu kadınların yanına gidip konuşmaya devam etti. Kocası ne kadar gidip gelse de bir türlü boşalamıyordu. Bazen içindeyken bile siki iniyordu. Zevk almış gibi yapıp dursa da kocası rol yaptığını bildiği için ondan nefret ediyordu. Konuşmuyorlardı artık, küfür yemekten bıkmıştı, dayaklar da sıklaşıyordu. Adamın cebinde parası olsa evde de durmayacaktı ama kahvede çay içecek bile parası yoktu. Sigarayı otlanıyordu.

Arkadaşlarının da benzer ve çözümsüz sorunları olduğu için sadece teselli ettiler. Bildikleri tek çözüm de zaman olduğu için işi zamana bırakmasından başka bir şey önermediler. Sonra bir baktılar ki bebek pusette ayakta.

Anne tedirgin bir iki adım attı, baktı düşmüyor, sakin adımlarla yanına gitti. Bebek anne yaklaşınca pusetine oturdu. Annenin kabile üyesi arkadaşları kahkahalarla gülmeye başladılar. Ortama bebek tekrar geldiği için babasının başarısızlığındansa bebeğin başarısından konuşup, sonra da evleri dağıldılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder